KATIŞGAN

MUTLU, GÜZEL YILLAR DİLERİM

Şu anda bulunduğunuz alan kısa aralıklarla ve küçük darbeler halinde güncellenmektedir ve dahi aynı zamanda kişilere göre değişiklik gösterebilen ahlaka mugayir ögeler içerebilmektedir. -KARIŞMAM-

14-12-2017

ADEM BABA & NOEL BABA

Zamanında bildiği her şeyi öğretmişti kendine. Yine de hiç bir şey tam istediği gibi olmamıştı bu hayatta. Bir süreden beri de sokakta yaşıyordu artık. Genellikle de bu parkta. Yeni yıla girmeye dakikalar kala bir bankın üzerinde bir başınaydı şimdi. Üşüyordu, açtı. Parktaki kardan adamın burnunu yedi, doydurdu karnını. Gözlerini, düğmelerini yaktı, ısınır gibi oldu biraz olsun. Belli ki, bu dünyadaki günleri bu güne kadar hiç güzel olmamıştı ve bundan sonra da olmayacaktı. Bari küçük bir sevinç be mına koyiim, o da mı olmasın diye geçirdi içinden. Yeniden kar başlamıştı ince ince. Hava daha da soğudu sanki. Birden bir çan sesi duyar gibi oldu bir yerlerden. Bir an. Acaba mı? Yok artık... Evet, evet küçük bir çan sesiydi bu. Parkın kapısından geliyordu ses. Gözlerini kapıya çevirdi. Hoh ho hooo. Bu ses... Karanlığın içinden kırmızı paltolu, kırmızı kukulatalı, beyaz sakallı yaşlı bir adam elinde küçük bir çanı sallayarak kendisine doğru geliyordu. Ta kendisi Noel Baba. Noel Baba ağır adımlarla yaklaştı. Sonra geldi banka yanına oturdu. Hasretle sarıldı Noel Baba’ya. Artık gelmezsin sanıyordum, dedi. Gözleri dolmuştu. Noel Baba gülümsedi ve çuvalından bir buçuk litrelik ucuz bir şarap çıkartıp, koydu bankın üstüne. İki ihtiyar ufak ufak demlenmeye başladılar. Biliyorum bahar gelmez artık bu sene buralara, dedi. İç, dedi Noel baba. İçti. İçi ısınmıştı. Kısa bir süreliğine de olsa şimdilik yalnız değildi artık. O da gülümsüyordu şimdi. Artık çok iyi biliyordu ki, sonunda bir gün bir zaman, son bir kez bile olsa, bütün anların bir yerinde hiç görmediği bir güneş doğacak sonra yine yavaş yavaş batacaktı. (Aman bize batmasın da)

EN TEMEL HAKKIYDI ASLINDA

Temel hak ve özgürlüklerini kaybetmişti. Bulamıyordu da. İdris hak ve özgürlükleriyle idare etmeye çalışıyordu. Bu da yeterli olmuyordu ne yazık ki. Üstelik Karadenizli bile değildi. Aslen Sarıgöllüydü. Haa, gerçi bir zaman Denizli'de bulunmuştu o kadar. Bir kaç yıl sonra yeniden kaybolmuştu. Kaybolduktan bir süre sonra da Bolşevikler tarafından bulunmuştu. Bolşevikler onu bulduklarında neredeyse tokluktan dirilmek üzereydi. Bolşeviklerle takıldı ama yalan olmasın Bolşevik Ayaklanmasına hiç karışmadı. Bolşevik ayaklanmasını müteakip çıkan Darşevik Ellennmesinde karıştı. Ayaklanma kısa sürede bastırıldı ve onu ayaklanma sırasında götlü halkı ellemekten tutuklayıp mahkeme arkasına çıkartılar. Bu haksız suçlamalardan dolayı hapis ayakta durdu. Yorulduğu zamanlardaysa hapis oturdu ama hiç hapis yatmadı. Hapisten çıktıktan sonra bir daha hiç temel hak ve özgürlüklerine kavuşamadı. Hapiste ayakta durduğu ve oturduğu yıllar kulak arkasına alınarak ona temel hak ve özgürlükleri yerine Fadime hak ve özgürlüklerini verdiler. Fadime ile evlendi. Ölene kadar yaşadı.

HAVA DURUMU

Bu sabah yağmur var İstanbul’da. Gözlerim dolu dolu oluyor, bilinmez niye. Halbusi gözlerimin yağmurdan çisil çisil olması gerekir. Dolu yağmıyor ki sonuçta, gözlerim dolu dolu olsun. Bilinmez işte. Bir keresinde de kar yağdığında dolu dolu olmuşlardı. Oysa ne zaman kar yağsa lapa lapa olur gözlerim. Herhalde bazen demini tam tutmuyorsa artık.

ERÔL, ERÔL FİŞİNİ ALMİCAK MISIN EVLADIM

Nereye dönersen dön götün arkanda kalır. –Goethe-

Bu sabah markete giderken rahmetli Erôl’û gördüm. Taa cenazesinden beri kendisini hiç görmemiştim. ‘’Erôl’’ dedim heyecanla. Bana doğru döndü öyle tepkisiz. Elini uzattı. Tokalaştık. O bana tokasını verirken, ben de ona tokamı vermiştim. ‘’Artık Erôl değilim, çavuş ôldum’’ dedi. Başıyla kolundaki pırpırları işaret etti. Pırpır ederken canlanmadı, hala ölüydü. Eli hala elimdeydi. Buz gibiydi eli. Ya götü? O da karpuz gibi miydi acaba? Arkasında kalıyordu göremiyordum. Elimi bıraktı. Elim bir kazaya kurban giden Erol geri gelmişti. ‘’Nasılsın?’’ dedim. İyiymiş. Dirilmek istiyormuş ama henüz kadrosu gelmemiş. ‘’Maddi zorluk çekiyorum yalnız’’ dedi. ‘’Kendimden geçtim ölümümde en çok sevdiğim bir tane sandOviç ekmeğim var o çok aç, ona üzülüyorum.’’ Ekmeği çıkarttı cebinden ortasından ikiye ayırdı. Hakikaten de ekmeğin karnında hiçbir şey yoktu. Üzüldüm ikisinin de hallerine. Biraz para uzattım. Çekinerek de olsa parayı aldı elimden. ‘’İnan çok aç olmasa almazdım. Biraz kaşar, sucuk alacağım verdiğin parayla ona. Doyursun karnını. Yoksa bayatlayacak sandEviç ekmeğim. Kuruyacak. Ölecek, yok olacak benim gibi.’’ Boynuna atıldım. Gözyaşlarıma avukat olamıyordum. Ona sarılmış, sarsıla sarsıla ağlarken ‘’Sen ölmedin Erôl ölmedin’’ diye hıçkırdım. O an sarsıntıların etkisiyle olsa gerek başım yavaşça omuzunun üzerinden arkasına doğru uzandı ve bir an gözlerim öylece kalçalarına takılı kaldı. Breh, breh, breh… Ulan bizim yarım porsiyon Erôl’a bak sen… Ölünce, afedersin götü Diyarbekir Karpuzu gibi olmuş maaşallah.

YAN FLÜT, SÖN FLÜT

Yalvarıyorum arkadaş ya, artık bu enstrümana YAN FLÜT denmesin, Bu enstrümanın adı FLÜT arkadaş F-L-ÜT. Bir de bunun ağıza sokulup, bir klarnet (gırnata), bir obua (şubua) gibi öne doğru çalınanı vardır ki, biz bu enstrümana BLOK FLÜT diyoruz. Bu blok flüt denen alet de yalnız ortaokul (6-8. Sınıflar) çağında müzik derslerinde zorla çaldırılır. Çaldırılır diyorum ama bir çoğumuz bu enstrümanı bu dönemde de çalamayız. Aletten düdük sesi gibi bir ses çıkartarak isimlerini altlarına yazdığımız notaları çalmaya çalışırız. Yani kısacası Senin işgüzarlıkla yan flüt dediğin aletin bir ön adı yok… Ortaokulda çaldığının (çalamadığının) bir ön adı var. O zaman bu yan flütse senin ortaokulda çaldığın da ön flüt mına koyiim o zaman. İyi mi? Yalnız çok ilginçtir ki, Flüt çalan müzisyenler çaldıkları esnada enstrümanlarını göremezler. Aslında çok sinir bozucu değil mi?

KES TAHRİŞİ

Tıraş olurken yüzünde tahriş istemeyen erkekler için Arko Men’den yeni tahriş karşıtı tıraş köpüğü. Bak bak ürünü tahriş istemeyen erkeğe çıkartıyor. Tahriş isteyen başka kapıya. Sizin yapacağınız reklamı sökiim ben. Ulan hangi erkek tıraş olurken yüzünde tahriş ister ki? Bugüne kadar mazoşist erkekler için üretiliyordu demek bu tıraş köpüğü. Mazoşist adam da ne yapsın senin tahrişkar köpüğünü, kuru kuruya kör jileti çalar suratına. Demek ki şu sonuç çıkıyor… 2017 yılına kadar tıraş köpüğü teknolojisi tıraş sırasında yüzdeki tahrişbatı engelleyecek teknolojiyi geliştirememişti. Sağolasın valla Arko. Bedava reklam yaptık yine bu arada, iyi mi.

BOYABAZ

Yazlıkta yan komşu evine badana yaptırıyor. Benim tavanın köşesinde de kıştan kalma dar bir alanda bir kararma, bir rutubet lekesi var, beş dakikalık bir iş, ufak bir rötuş atılması lazım. Rica ettim komşudan, sağolsun o da, boyabaz arkadaş da kırmadılar beni. Neyse boyabaz arkadaş bir ara uğradı. Bir rötuş attı, akabinde kurusun ikinci katı atacak. Ben kola, gazoz içmem. Dinlenirken ferahlasın hesaba adama soda içer misin diye, sordum. Olur, dedi. Verdik sodayı, bir baktı bu şöyle şişeye... Limonlusu yok mu? dedi. Bak orospu çocuğuna sen. Limonlusu yok muymuş. Taraklısı var… Kıllı soda istiyormuş meğer yavşek. Ulan lafı bile var misafir umduğunu diil bulduğunu, diye be. Memleket pırıl pırıl oldu tabi. Ne örf kaldı, ne adet, ne saygı, ne bi başka bok.

Bu durumda adamın annesine küfür ettiğim için abarttığımı düşünenler olabilir. Hayır kardeşim, o adamı yetiştiren veya yetiştiremeyen annesi diil mi? O zaman o da payına düşeni alıcak artık kimse kusura bakmasın. Babası mı? Pezevengi diyosun sen.

.

Detaylı Bilgi    

Sitemizde Ara


En Yeniler ?

  • ÇINAKLARIN KUKLASIN

    Dolmalık midye diye çığırarak midye satan midyeciye şahit olmuş insanım. Midyeyi midyeciden alıp evde sen kendin dolduruyorsun sanırımsa. Ayrıca garsondan...
  • DEVE DİKENİ İNSAN SÖKENİ

    Malum Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Milyarder İşadamı Trump. Ahanda, Ekim 2017 de de Çekya’da Avrupa Birliği karşıtlığıyla tanınan Çekya'nın Trump'ı...
  • PADİŞAH

    Serdar Ortaç abimizin meşhuur şarkısı… Sözler malum şöyle. Bu devirde kimse sultan değil, hükümdar değil, bezirgan değil. Bu kadar güvenme...
  • ÇAPKIN ERKEK YOKTUR

    Birçok erkek için çapkınlık önemli bir kavramdır. Bir erkeğe çapkın denilince havalara girmicek bir tek erkek düşünemiyorum. Aslında amsalakları ve...
  • ŞEMS-İ KUŞADASI

    ...
  • ŞEMS-İ KUŞADASI

    ...
  • TÜRKÇE YAZILDIĞI GİBİ OKUNMAZ

    Türkçe yazıldığı gibi okunur lafına çok takılıyorum. Bunu ciddi ciddi iddia eden insanlar var ya… Türkçe yazıldığı gibi okunur. Yapma...
  • TOILET

    Kenef, ayakyolu, yüznumara. Tuvalete verilen farklı isimlerden bazıları. Pardon lavaboya verilen farklı isimler mi demeliydim yoksa? Zaman içerisinde daha da...
  • KONUŞTUKÇA KAZANDIRAN TARİFELER

    Nisan 2017 yaşanırken televizyonda Vodafone’nun Konuştukça İnternet Kazandıran Tarifeler kisfesi altında bir reklamını izlemek nasip oldu. Reklamda ne kadar konuşursan...
  • BİR KÜÇÜCÜK ASLANCIK VARMIŞ.

    Böyle bir çocuk şarkısı var mına koyiim, iyi mi? Yani hangi ebeveyn de bu şarkıyı çocuğuna söylüyorsa ben de onun...
Tüm Yazılar