KATIŞGAN

SUSARSAM SU İÇİYORUM KONUŞURSAM KO İÇİYORUM.

Şu anda bulunduğunuz alan kısa aralıklarla ve küçük darbeler halinde güncellenmektedir ve dahi aynı zamanda kişilere göre değişiklik gösterebilen ahlaka mugayir ögeler içerebilmektedir. -KARIŞMAM-

23-05-2017

YÜZDEN SAYSAK OLMAYO MU?

TÜRKÇE YAZILDIĞI GİBİ OKUNMAZ

Türkçe yazıldığı gibi okunur lafına çok takılıyorum. Bunu ciddi ciddi iddia eden insanlar var ya… Türkçe yazıldığı gibi okunur. Yapma yaa … Sen a harfine a değince oluyor da İngiliz onu ey diye okuyunca o yazıldığı gibi okumamış mı oluyor. Bu nasıl bir megalomanlıktır ya. Sen yıllar sona adamın alfabesini kendi diline adapte et. Bir de adamın harfleri kullanış tarzını beğenme. Türkçe yazıldığı gibi okunuyormuş. Eeee bu durumda demek ki, Rusça, Çince, Japonca felan da çizildiği gibi okunuyor o zaman, öyle mi? Adam öyle yazıyor öyle okuyor sen böyle yazıyorsun böyle okuyorsun. Ne biliim, mesela Japonlar da iddia ediyor mudur acaba, Japonca çizildiği gibi okunuyor, oysa Çince çizilmediği gibi okunuyor gibisine.

Ayrıca iddia ediyorum Türkçe yazıldığı gibi okunmuyor. Örneğin varis yazdığında, A harfini kısa ve kalın okursan, bu toplardamar genişlemesi demek istediğin anlamına geliyor. Yok, A harfini kalın ama uzatarak, kelimeyi vaaris şeklinde okursan, bu defa kendisine miras düşen anlamına geliyor. Bak aynı şekilde yazdın ama farklı şekilde okudun ve iki ayrı anlam elde ettin öyle mi?

Başka bir örnek verelim. Kabus yazıyorsun ama kâğbus ya da kââbus diye okuyorsun, üstelik söylerken de A harfinin üzerine görünmeyen bir inceltme işareti koyuyorsun. Oysa yazarken bu işaret de Ğ de harfi de yok. 12 Eylül öncesi Türkçemizde inceltme işaretleri kullanılırdı ama Kenan Evren bunları Türkçenin yazılışından kaldırdı. Bu karışıklığı biraz da ona borçluyuz. Bİ DE: Kabus yazıp kââbus okuyorsun ama kabuk yazdığında kâğbuk ya da kââbuk diye okumuyorsun. Sona gelen tek bir harf nasıl oluyor da bir kelimenin söylenişinde bu kadar fark yaratabiliyor. Şaşırtıcı hakikaten. Harfler hep aynı ama bazen uzun, bazen kısa, bazen kalın, bazen ince okunabiliyor. Neye göre onu bilen yok. Şu harften önce gelen a şöyle, şu harften sonra gelen e böyle söyleniyor gibi rivayetler olsa da bunu çürütecek sayısız kelime vardır.

Düşünülürse örnekler çokça çoğaltılabilir. Ben son bir örnekle kapatmak istiyorum. İnsanlık hali yazarken de balık hali yazarken de aynı şekilde yazıyorsun ama insanlık halini okurken insanlık haali ya da insanlık hağli diye okuyorsun. Nasıl olacak bu işler.

TOILET

Kenef, ayakyolu, yüznumara. Tuvalete verilen farklı isimlerden bazıları. Pardon lavaboya verilen farklı isimler mi demeliydim yoksa? Zaman içerisinde daha da kibarlaşmak adına farkındaysanız tuvalete verilen bu isimler giderek yerini daha kibar olanına bırakmış ve sonunda da işin iyice boku çıkmış ve tuvalete LAVABO denmeye başlamıştır. ‘’Lavaboya gidiyorum’’ Aferin sana… Naapıcaksın klozete diil de lavaboya mı sıçacaksın? Yok ya da sıçmicaksın, işemiceksin de yalnızca lavaboda ellerini mi yıkiicaksın? Diyelim ki yalnızca ellerini yıkiicaksın, olsun gene de tuvalete gidiyorsun işte çünkü bu lavabo dediğin bağımsız bir birim diil, tuvaletin bir parçasıdır. Lavaboya gidiyormuş. Sıçmaya gitsen peki, o zaman da açık sözlü olacak mısın? ‘’Klozette oturmaya gidiyorum.’’

KONUŞTUKÇA KAZANDIRAN TARİFELER

Nisan 2017 yaşanırken televizyonda Vodafone’nun Konuştukça İnternet Kazandıran Tarifeler kisfesi altında bir reklamını izlemek nasip oldu. Reklamda ne kadar konuşursan o kadar internet kullanım hakkı kazanacağından bahsediliyordu. ŞÖYLE DÜŞÜN: heteroseksüelsin ve senin popona yapılacak her tasallut sonrasında sana sevişmen için bir kadın öneriliyor. Kabul eder misin?

BİR KÜÇÜCÜK ASLANCIK VARMIŞ.

Bir küçücük aslancık varmış.

Bir küçücük aslancık varmış.

Kırlarda ko-ko koşar oynarmış.

Kırlarda ko-ko koşar oynarmış.

Annesi onu çok severmiş.

Babası onu çok severmiş.

Sen benim ca-ca canımsın dermiş.

Sen benim ca-ca canımsın dermiş.

Aslan baba harpte vurulmuş.

Aslan baba harpte vurulmuş.

Küçük aslan köyden kovulmuş.

Küçük aslan köyden kovulmuş.

Böyle bir çocuk şarkısı var mına koyiim, iyi mi? Yani hangi ebeveyn de bu şarkıyı çocuğuna söylüyorsa ben de onun ebeveynsini… Ya arkadaş şarkıyı yazan hayvan travmatik bir çocukluk yaşamış belli, onun acısını tüm çocuklardan çıkartmak için mi, artık ne bilmiyorum bu şarkıyı yazmış. Hayır, yani sen bir ebesiniveyn olarak bunu neden yavruna aktarıp çocuğun da psikolojisini bozuyorsun. Bir de şarkının koo-ko koşar oynarmış ve sen benim caa-ca canımsın dermiş bölümleri var. Küçük Aslancık’ın annesi, babası kekeme miymiş mına koyiim? Kesin şarkını yaratıcısı arkadaş çocuklukta ağır bir travma yaşamış. Baksana yaşadığı travma sonucu şarkıda bile kekeliyor. Baktım internette bazı sayfalarda şarkının sonuna aşağıdaki ek sözler eklenmiş. Bunları da vicdanı sızladı da sonradan ekledi demek psikopat herif.

Bu öykünün sonu pek hoştur.

Söylemem söy-söy söylemem boştur.

Şarkının sonu da pek hoşmuş ama söylemiyor sonunu muamma yaratıyor beyimiz. Ulan Aslancık’ın beybası vurulmuş, Aslancık’ı da niyeyse köyden siktiretmişler Hala da sonu pek hoştur. Hoşşt köpek. Ne oluyor yani Aslan Kardeş’in anası da kerhaneye mi düşüyor sonunda. Ulan nesi hoş it. Çocuğun babası vuruluk, kendi köyden kovuluk.

BURADAN TÜM EBEVEYNLERE SESLENİYORUM:. Yaa, başka şarkı mı yok arkadaş. İlla ki yavruna şarkı söyleyeceksen kestaneyi söyle, gürgeni, palamutu, altı yaprak, üstü bulutu söyle. Bu arada altı yaprak, üstü bulut ne lan yaPrağım. Orman demek istiyor herhalde.

İSMİYLE YAŞASIN

Arkadaş elin gavuru yüzlerce yıldır çocuklarına Michael, David, Benjamin tadında isimler koymaktadır. Adamlar bir gün de demezler ki, yeter bilader yüzlerce yıldır çocuklarımıza aynı isimleri koyuyoruz, gelin bir denişiklik yapıp olaya renk getirelim, hiç bir şey yapamasak şu isimlerin arkasına bir ek, bir takı getirelim. Ne biliim artık çocuğun adı Elizabeth olmasın da, Elizabethwater olsun. Var mı adamlarda bööle bir durum. Cevap veriyorum... YOK. Biz Türkler öyle miyiz? Hayır… Biz aklımıza gelen her şeyi adeta şaman mantığıyla isme dönüştürebiliyoruz. Sen atıyorum çocuğuna Güneş diye isim koyuyorsun. Var mı Amarikalıda, İngilizde Sun diye bir isim.

Bu arada Maykıl, Deyvid, Bencımin filan deyince kulağına nasıl da karizmatik geliyor, dii mi? Ama sıra oğluna isim koymaya gelince ne Mikail koyarsın, ne Davut ne de Bünyamin. Bizde şöyle… aklına ne gelirse yapıştır gitsin mına koyiim. Hooop napıyon bilader diyen de yok nasılsa. Hiç bir şey yapamazsan en azından ismin götüne çocuk erkek olursa CAN, kız olursa SU takısı ekle. Haa adamlar isimleri kutsal kitaptan koyuyor. Biz de olay yöre yöre değişiyor. Kimisi kutsal kitaptan, kimisi şaman kültürü hesabı bol götten.

Kim ne koyarsa koysun bana ne de, ama öyle isimler duyuyorum ki bilader, insan ister istemez ayar oluyor bir yerde, iyi mi? Arkadaş ismi GUPSE olan insan var. Kadın farkındaysanız sürekli gülüyor. Gülecek elbet, benim adım GUPS olsa ben de gülerim. Eee doğal olarak kadıncağızın (bayancağız) ruh hali bozuluyor tabi.

Yauv bizim bir arkadaş kızının ismini, şaka diil KISRAK koymuş. Hadi kimbilir hangi akla uydun bilinmez kızın ismini KISRAK koydun, peki kızın psikolojisini hiç mi düşünmedin. İsmi ömür boyu kızın önünde engel. Herkese alay konusu olacak garibim. Belki kompleksinden dolayı ömür boyu iş, aşk ve sosyal hayatında problemler yaşayacak. Ulan olmadı kendin gibi bir mal bul (hiç kusura bakma) o da oğlanın adını Aygır koymuş, kertiverirsiniz artık beşiklerini.

Geçenlerde biri mi söyledi, televizyonda mı duydum hatırlamıyorum… Karı koca ikizleri oluyor, bu bana, o sana benziyor hesabı çocukların isimlerini Oben, Busen koyuyorlar.

Ayrıca isim koyma işi her şekil sakattır. Misal çocuğun adını Kudret koyarsın, Aslan koyarsın, ileze bir şey olur, gelen giden iter kakar. İpek, Melek, Ceylan koyarsın ne biliim katana gibi bir şey olur sıçarsın. Muhitimizde Şeref diye bi tanış vardı bir zamanlar, ben böyle şerefsiz görmedim, iyi mi?

Onun için gel sen Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatmadan şaşma. Özümüze dönelim gibi bir mesajım yok valla. Hayır ama benim yavrumun ismi denişik bir isim olsun, sıradan olmasın derken alayınız bu işin bokunu çıkartıyorsunuz, kusura bakmayın.. Ayrıca neden senin yavrunun ismi çok özel olacak ki?? Senin yavrun büyüyüp ikinci bir Einstein'mı olacak? Yoook, bir çoğumuz gibi üç otuz paraya talim, kapitalizmin kölesi olacak. Ayrıca unutmayalım babanın ismi de Gups Einstein diil sonuçta. (Alper Einstein)

Bir de memleketin hali boktan, büyüyünce yavrumuz yurt dışında yaşar hesabı felan gurbet ellerde isminden dolayı zorluk çekmesin diye çocuklarına isim koyarken ş, ç, ü, ö, harflerini kullanmamaya özen gösteren ebeveynler vardır. Daha da çakal ebeveynler yavrularına beynelmilel isimler koyarlar. Erol, Suzan, Selin, Sibel felan hesabı. Ya da nasılsa yasak yok hesabı bol götten uydurdukları Canatan, Cansın gibi isimleri takarlar çocuklarına.

Asıl Okan Bayülgen Abimiz’in kızına İstanbul ismini koymasıyla yeni bir akımın doğmasından oldukça endişeliyim. Çünkü, İzmir’li bir arkadaşımda (Neyse ki uzaktan arkadaşım.) Okan Bayülgen’den yüz bulup, oğluna İzimir ismini koydu. Ulan ister misin şimdi Edirne’den, Ardahan’a insanlar çocuklarına yaşadıkları ya da sevdikleri şehirlerin hatta kasabaların isimlerini koysunlar. Ankara, Mersin, Adıyaman, Rize. Hatta Çorum’da olur bak. Ya da kasabalardan bir esinti Çemişgezek. Aslında şööle de güzel olur haa… İsmini Zonguldak koyarsın örneğin. GObek adını da Devrek. İyi mi? Go Back.

TELEFON DUŞ MU?

ÇINAKLARIN KUKLASIN

Dolmalık midye diye çığırarak midye satan midyeciye şahit olmuş insanım. Midyeyi midyeciden alıp evde sen kendin dolduruyorsun sanırımsa. Ayrıca garsondan kolon yağlı mendil isteyen kadın gördüm ben. And the bonus track: Balıkçıya hamsiler çiftlik mi diye soran kadına inanamadı kulaklarım……. And the oscar goes to: İki kadın üniversite sınavları üzerine konuşuyor. Senin kız diyor biri, Karar verdi mi? Yüksek hemşirelik okuluna mı gidecek, tıbba mı? Henüz BRUNCH seçmedi, diyor öteki.

BAMYA ÇÜK

Genellemek istemem ama bir çok kadında dikkatimi mucip olan bir durum var: Ayrıldığı adamı boklamak. Hatta boklamak da demeyelim, cinsel aşağılama diyelim. Bunun değişik örneklerini gördüm ama en babası şudur: Kim?... Orhan’mı?... Bamya çüklü Orhan mı? Ne biliim mına koyiim Bamya Çüklü Orhan’mı? Ben Orhan’ı tanıyorum o kadar. Küçük Orhan’ı hiç görmüşlüğüm yok Allah’a şükür. Harbiden geçmişinde çok bamya çük görmüş olmaktan sık sık yakınan bir kadın tanıyorum. Oran vermiim ama katıştığı erkekleri anarken, başına bamya çük tamlaması getirdiği tanıdık, tanımadık birçok ismi zikrettiğine çok kez tanık oldum. Hayır, be kadın (bayan değince kızıyorlar) eğer bu söylediğin doğruysa ne kara bahtın varmış arkadaş. Ama hata biraz da sende… Madem sen bunun bamya boyutlusunu sevmiyorsun, (demek ki her şeyin küçüğü sevimli olmuyormuş) ayrıca zaten bahtın da kara. Madem öyle, paketi açınca hemen katışma adamla sen de. Önce bak bir bamyanın ebadına. Bir porsiyonken fikir sahibi olamıyorsan düple haline bak. Baktın ebatlar senlik diil hemen kapat paketi yolla arkadaşı. Haa belki de sendeki beklenti hakikaten BÜYÜK. Yani belki de biraz fazla şımarıksın bu konuda. Anla işte, bunu Rocco Siffredi’yle katıştırsan yine beğenmicek, yine beyenmicek. Kiiim?... Rocco’mu? Bamya çüklü Rocco’mu. Evet, Bamya çüklü Rocco…… İzmir bamya.

Başka bir kadın arkadaşımda da garip bir önyargı var: Şişmanların ve iriyarı adamların pipileri küçük olur. Ben de bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan bir arkadaşınız olarak karşı çıktım bu teze. Ya belki de adam çok şişman ya da çok iri olduğu için pipisi olduğundan küçük gözükmüştür senin gözüne. Yani bir yerde gözün aldanmıştır, dedim. Ya göz aldanır da bir şekilde ben aldanmam, dedi haklı olarak. Yani bu da doğru ama yine de bu bir kanıt diil. Yani bu tezi doğrulamak için kaç denek üzerinde çalışma yaptın ki, bu kadar eminsin. Yok arkadaş kadın erkek fartetmez biz önyargılı bir milletiz.

YOK ARTIK TEPESİNİN DAMI

ÜÇ SİLAHŞÖRLER

Bir sinemasever olarak Özcan Deniz, Mahsun Kırmızıgül ve Erkan Petekkaya'nın rol alacağı bir filmi bir dram, komedi, meacora, bilim kurgu farketmez kahkahalarla izleyebilirim. Özcan her zamanki gibi sikici havalarda rol kessin. Mahsun birden fazla karakteri canlandırsın, artık ağzını burnunu mu yamultur, topal taklidi mi yapar, boynunu mu büker bilemem. Artık orataya karışık şekilden şekil girsin, şaklabanlık yapsın işte. Erkan'ın bir şey yapmasına gerek yok zaten. Her zamanki gibi öyle kazık gibi dursun yeter. Filmi de Özcan ile Mahsun ortak yönetsin. Nasılsa en iyi görüntü yönetmenlerine sıyırıyorlar parayı sonra film yönettim. Sinema sanatı dediğin nedir ki, orta ikiden terk olsan da artiz de olursun yönetmen de. Yeter ki birileri yürü ya bilader desin.

http://www.ahmer88.com/wp-content/uploads/2017/05/derbysamurai-copy.jpg

.

Detaylı Bilgi    

Sitemizde Ara


En Yeniler ?

  • ŞEMS-İ KUŞADASI

    ...
  • KABUS

    Karanlık tüm geceleri, kapkara rüyaları. Uyuyamaz da bir türlü yatağında, döner durur. Uyursa da yanılıp yıkılıp, karanlık düşlerine yeniden uyanır....
  • ÖFKE KONTROLÜ

    Afedersin kaç zamandır öfke kontrolü diye bir sik çıkarttılar. Sürekli insanların bir kısmını öfkeli ve saldırgan olmakla suçlanıyor. Kabul ediyorum...
  • TAVIK DÜNYASI REKLAMI ve ÖÖLE İŞTE

    Mına koduğumun kapitalizmi bu işte. Senin cebinde ne var, ne yok almak için bütün algı yöntemlerini kullanır. Siyasetçiye yalan vaatler...
  • SÜPER KAHRAMANLARIN PELERİN TAKMA, DON GİYME SORUNSALI

    Arkadaş bir süper kahramanın pelerin takması kadar anlamsız bir şey olabilir mi acaba? Arkadaş ne işine yarar o senin başına...
  • KARDOLABI

    KAPTAN'IN SEYİR DEFTERİ: 2016 yılının Aralık ayını eda ettiğimiz günlerden bir gün bir zaruret gereği bir parça sunta kestirmek amaçla...
  • ÖZLÜ SÖZ ŞART

    Ünlü biriysen, hele de edebiyatçı, düşünür, mucit felan. İşte o zaman bi takım özlü sözler söylemen şart oluyo arkadaş. Hani...
  • ŞÜKRÜ USTA

    Şükrü Usta'mız ilk üç Videoda tatlı sert eserken iş kendi mezesini pazarlamaya gelince bakın nasıl şekil değiştiriyor. Yakıştı mı Şükrü...
  • VATANIM SENSİN

    Vatanım Sensin dizisindeki tüm kostümler yepisyeni, ütülü, tertemiz. Herkeşin giydiği kıyafet tringa gibi oturuyor üzerine. Savaşa giden askerlerin üstünde bırak...
  • GerçeK HayaT Hikayelerİ -DOLMUŞTA (Piyes)

    GERÇEK KESİT...
Tüm Yazılar