WEB'İ DERYA

                                           

                           KATIŞGAN                                 

            

 

 

Pika pika

 

 

 

ahmer@ahmer88.com

 

 

 

Erken boşaltım sistemi

Sevmek bir ömür sürer,

sevişmek bir dakika.

 

 

 

...KOLAJLARIM...

Henüz pek bi numura yok.

 

 

 

Fotoromansssss

 

 

 

Mpeg teknesi

Çevir makarayı amcaoğlu!!!

bi sürü safety film

wav da vaa

 

 

Resm-i geçit

foto tayfası

 

 

KıymalıBaklava

-Yazın sanatını burdan irdele

-Ya kışın?

-Ee kışın da uyursun lan ibne...

 

PSİKO

 

 

ORHAN GUTAN'ınyeri

 

 

 

TAHARET MUSLUĞU

Allame-i ka-ariika-a

Bi nebii bi karikatür hesaabı da tam o da diil.

 

 

 

Terliksi hayvan

iiii-hi-hi-hiiiiiiiiiii

Hayvan terli

 

 

 

 

Eskikaşar - ARŞİV

Arşiv taze arşivlendi

Eski - Hisar.......Topçular

 

 

 

 

LİNk YAĞMURU

Önce soldan Limp Bizkit,

sonra döner Linkin Park

               edersin.

 

-Resim ne alaka?...

                         -Sorgulama!

DiYOR Ki...  

 

 

Bunca yıldır sahilde köpek yüzdüren çok gördüm de, kedi yüzdüren mallar sadece bu siteye toplaşmış demek ki.

Ulan kedi bırak yüzmeyi sudan nefret eder zaten. Satanist misiniz, mal mısınız? Annamadım ki.      Hacım bu yönetim acilen değişmeli.

 

 

 

 

 

 

LeBROWN YigiT

Dew film

Hatta ve hatta LeBrown bi yalasın bee...

resme tıkla

 

 

www.ahmer88.com fan club

Artıkın ahmer88.com'un da Facebook'ta bir grubu var.

Katışmak için yukarıdaki linke tıkla.

Her ne kadar fan club yazdıksa adını, aslında burası bir ahmer88.com sevenler derneği, bi nebi bi fun club hesabı bi yer olacak.Ama henüz bi bok olduğu yok.

Küçücük bir zuhurda bulunup gruba katışıp üye olursanız fakiri mutlu edersiniz . Bi ikramınız olur.Yook hayır ne işim olur diyosanız o zaman, bozulurum bak arkadaş. Darılırım, küserim ve hatta kuvür kullanırım yer yer.   

Katışım istediğim kıvamda diil. Daha da katışın. Arkadaş maksat üyeleri fişlemek değil, ortamı güzelleştirmek bi yerde.

 

 

 İbrahim Müteferrika Abi'mizin ibret dolu hayatı

 

İbadullah adamdı İbrahim Abi. Bi kilo rakı içer üstüne minareyi çalıp kılıfına uydurur, yetmezmiş gibi birde dışarı boşalırdı. Sonra bir gün parmağı yüzüklendi İbrahim’in. İşte bu sonun başlangıcıydı onun için. Parmağındaki yüzük ne zaman şekil ya da yer değiştirse, İbrahim’in de geceleri kara basıyordu. Bu kral adamın krallığı, sözlendiği gün meşrutiyete, nişanlandığı gün cumhuriyete ve evlendiği gün de esarete dönüşmüştü. Bir süre sonra isyana kalkıştığında esaret kabusa dönüştü. Bir gece pisi-pisi pipisi sandığı şey de at tarağı çıkınca, aldı tarağı mecburen taradı taranabilecek neresi varsa. O an anladı ki, İbrahim Abi; özgürce ve doya, doya osurmak için insan yalnız yaşamalıydı. O başkalarının yanında motorlu gibi pata, pata, pata osuracak adam değildi de zaten. Bu yüzden ağırına gidiyordu ya, büyük hacetini gidermek için ne zaman klozetin üstündeki yerini alsa, aniden karısının içeri girmesi. Önceleri bir şey alıp çıkarken, şimdi taharet törenini bekler gibi banyodan ayrılmıyor, saçını tarıyooor, makyaj yapıyooor. Yapıyor ,ediyordu. Bir gün yine bir taharet sırasında, karısı banyoda içreye elinde kahverengi bayrakla girip, tek kendine geçit töreni yapınca anladı ki İbo; bülbüle altın kafesi sokmuşlardı ve bülbül yandı götüm keten helva diye sızlanıyordu.         

KabUz sızlanma yapar

Hakkaten de eşleri sıçarken banyoda fink atan kontra eşler var. İyi mi?                 

 

 

 

 ELLiisiNE MERDiVEN DAYAMIş ADAM VE DENiZ

Orta Yaşlı Adam ve D eniz adlı öykünün devamıdır.     O hikaye de kıymıklı Baklava 'da 

Yazan- Ahmerst Hemingvey

   Küçük bir köpeğim vardı, kafası bi dünya. Suya atılmış bir buz tanesi gibi, inceden ulurdu hep yitirdiği yıllarına. Geriye bakma derdim, dinlemezdi hiç. İçer, içer ulurdu. Bu köpek yıllar sonra bitmiş ruhunu ebedi tecrite gönderdiğinde, diğer ruhlar huzursuzlandı. Kar gibi bir odada bembeyaz bir yatağa gömdüler onu. İsyan etmediyse bunlara; Onu koruyacağıma hep güvendiği içindir. Ama, bir akşam yanlışlarıma affedilmeyen bir yenisini eklediğimde bir de baktım ki, Yüzleri olmayan on kadar adam evimin bahçesinde ölü yıkıyorlar. Yan bahçede de beni. Ben de ellerimi yıkıyorum. Ne olduysa bu adamlar birden kapının aralığından çığlık çığlığa bir fısıltı gibi içeri süzülüp, gelip beni aldılar ve götürüp, o köpeğin içine yerleştirdiler. Böylece biz ikimiz; bir cehennem evinde beraber ıslah olmaya zorlandık. Beş yıl sürmeden birbirimiz olmuştuk bile. Şimdi aradan geçen neredeyse on yılın ardından yine bu sahildeyim. Eğilip, denizden avuçlarıma su doldurup yüzüme çarpıyorum. Evet bunların hepsi gerçek. Geri döndüm işte. Aslına bakarsan ne bu sahili görebileceğimi, ne bu yüzümde dalgalanan sabah meltemini bir daha hissedeceğimi asla aklıma getirmemişken; bir sabah beni yanlarına çağırdılar ve sen oldun artık git dediler. Onca yıldan sonra nerelere gidebilirdim ki? Kalktım sessizce kasabama geri döndüm.

    Sandalım zamana yenilmeden bıraktığım yerde beni beklemiş. Siktirip giden oltam da geri dönmüştü ellerime. Biz de el ele verdik, açıldık işte sabah er vakit engin denizlere. Nazlı sandalım salınıyor işte yeniden denizin mavi, yeşil sularında. Açıldıkça açılıyorum. Karadan uzaklaştıkça ruhum iyiden iyiye ana rahmine dönüyor. Neden sonra çımayı suya atıp sabitleniyorum denizin bir yerlerinde.  Oltam aniden denize dalıyor. Güneş yavaş, yavaş yükseliyor, biraz önce ürperen sırtımı ısıtarak. Sakince seyrederken sularda birden geriliyor oltamın misinası. Ben de geriliyorum. Aniden içimdeki köpek acı, acı ulumaya başlıyor. Ne garip oysa köpeğin içinde benim olmam gerekmiyor muydu? Hızla çekip çıkarıyorum oltamı denizden. Zokaya takılmış bir KUPEZ beklerken, oltanın ucunda asılı çırpınan küçük köpeğimle göz, göze geliyorum. Onu hemen kurtarmak için hızla atılıp zokayı ağzından çıkarıyorum. Kanayan ağzını temizlemek isterken, birden atılıyor, dişlerini geçirip, sağ bileğimi parçalıyor. Acıdan gözlerim kararıyor bir an. Beni öldüreceğinin farkına varıp, köpeği boynundan yakalayıp sandalın dibine yapıştırıyorum. Kan bürümüş gözlerini bana dikip doğruluyor yerinden. Deli gibi havlarken kanlı ağzından salyalar püskürtüyor. Tekrar saldırmasına fırsat vermeden Sandalın arka tarafındaki çekici hızla kafasına indiriyorum. Puiiiiiiik diye bir çığlık atıp beyninden saçılan parçaların arasına cansız seriliyor. İşte o anda benim de içimde bir şeyler ölüp, yok oluyor sanki. Bileğimden oluk gibi kan boşalıyor. Önce biran kalakalıyorum sandalın bir kenarında. Sonra kıyıya dönmek için, sandalın zeminine akan kanımda kaymamaya çalışarak çımanın ipini çekip, çıkarıyorum. Sandala  boşalan kanımı bile donduracak kadar korkunç, gördüğüm bu şey karşısında attığım çığlığımdan kendim ürküyorum. Elimde tuttuğum şey bir Küvet tıpası… Su seviyesi hızla düşüyor. Sandal küvetin girdabına kapılıyor ve delikten içeri kayıp yok oluyor.

                  

Hangimiz, hangimizin içindeydi gerçekte acaba?

 

O diil de Hasret ile Kaya göreve giderken 6 tane enginar bırakmış. Neşe ile Oya’ da bi ufak rakı. Dividiye Star  Wars Episode III’ ü koydum. Enginarı da rakıya kardeş eyleyip matiz oldum. Sızdığım yerden sabaha kadar droidlere osurmuşum, iyi mi? Tam bir katliam.

 

 

 

 

 

 

LOST

 kıyak bi site

TEORİLER FELAN FİŞMİKAN

 

 

 

http://www.bobiler.örg/

   sitesinden kardeşim KUPEZZ 'in oricinal ürün tasarımları.

Bir kupa daha kupez alabilir miyim dedim, demedim ki, Ağlardan boşanırcasına kupez doldu bardağım. Aman dökülmesin yerlere kafi dedim. Kupezleri kupama katan Aksakallı Dede; keyfiyette kafiyet olmaz bilader dedi. Bu bir düş olmalı o zaman. Çünkü, aksakallı dedeler yalnızca düşlerde yaşar. Uyanmalıydım zaten artık. Yoksa bu düş şu an belki bir kabus  değil. Ama, son kupa kupezi istemem her an bu düşü, kabusa çevirebilir. Çünkü, biraz önce açlıktan ölecek gibi olan ben,gırtlağıma kadar doyduğumu hissediyordum şu an. Kupez kupasını yere koyup ayağa kalktım.Ben gidiyorum babalık dedim. Zaten sen de gerçek değilsin. Yoo evlat olanlar aklını sakın bulandırmasın. Bu başka bir dünya ve başka bir gerçeklik. Öyle mi dedim alayla karışık. Sen de gerçeksin o zaman haa. Nerde doğdun, nerelisin de bana bakalım aksakallı.

- Aksekiliyim. Ayağı sekili eşek skeyim.

 

MUTLU ASK YOKTUR

EROTiK SAÇMALIK

Bir kamu kuruluşunda kamu olarak işe başladığım ilk günüme rast gelir benim Suphi'yle karşılaşmam. Salına salına masamın önünden geçişini bugün bile hiç aklımdan çıkaramıyorum. Upuzun  sarı saçları değirmen daşı kibin galçalarını ışıl, ışıl aydınlatıyordu adeta. Sonra hızla döndü , masama elindeki dosyaların bir kısmını bıraktı ve Ahh... Az daha unutuyordum bu dosyalar sizin dedi. Elini avcuma almış sıkıyordum bile. Merhabalar İmenç... Elif İmenç, dedim en sikici bakışımı gözlerine saplarken. Ben de Suphi... Ahmet Suphi Yanaram diye fısıldadı. Belki de o güne kadar  gördüğüm en güzel en seksi kadındı. Bir hafta sonra evrak deposunda memeleriyle tanıştırdı beni. Ferhat ve Göçer. Ferhat Göçer hayranı mısın dedim ve Ferhat'a ıslak bir öpücük kondurdum. Göçer'i ise avuçlarımdaydı zaten. Hayır, Ferhat rahmetli babacığımın adıdır diye inledi. Göcek'te de yazlığımız var da. Üç gün sonra bir akşam yemeğinin akabinde, Suphi'nin evinde kafe konyağımı yudumlarken birden kendimizi Suphi'nin yatağında bulduk. Elif... diye inledi. Senin olmak istiyorum. İsfendiyar'la tanışmam işte bu sebeptendir. İsfendiyar'dan içeri girince anladım ki; bir güvenlik kafesindeydim ve güvenli bir yere doğru yol alırken konyak bitmiş olsa bile hala  kafemi yudumluyordum. Güvenlik kafesi altındandı ve aslında beni buraya koyduklarından beri vatanım diye şakıyordum. O anda sahibim beni omuzlarımdan. sıkıca tutup, silkelemeye başladı. Biryandan da sürekli olarak uyaan. Kendine geel. Bebeğim kafan mı iyii? Diye bağırıyordu. Hala içerdeydim sanırım. Sakin ol dedim gülümseyerek.  Elbette ki, her koyun gibi ben de, Ulu Büyük Manitu’nun çayırlarında otluyorum, diye ekledim. Sen bir kere koyun değil kuşsun, diye bağırdı. Hemi de aptal, kafasız, yaşlı bir kuş (puşt). Bu ilk kavgamızdı ve anladım ki, sonda olmayacaktı. GAAAAAK diye bir çığlık attım ve

anında gözünü oydum. Boşalmışım.                      

 

 

 

-DUA-

Dew film

Bir futbol takımının geleceği yalnız bir adamın elindeydi.

 

 

Gılinçse, gılinç .Kalkansa kalkan.

 

Dir doktor dir doktora, dre doktor gel seninle Doktoristan’da bi müeyyenane açalım, demiş.

 

Eski hakem Collina'nın gerçek yüzü.

 

RADiOHEAD

Tüm Klipleri ve konser görüntüleri

 

Bilmeyene sevdirmek, seveni costurmak amacLı.

Tık

 

 

 

Bodrum Türküsü diye bilinen Çökertme Zeybeği türküsünü; Burası da asfalt değil Halil’ im, aman vites yalısı diye söyleyen çok şarkıcı, türkücü gördüm, dinledim. Ve düz mantıkla düşününce bu arkadaşları bu yaratımlarından dolayı ayakta alkışlıyorum.

 

 

 

 

İYİ - KOTÜ - ÇİRKİN

Kötü ve İki Karaktersiz..

Bu filmde anladık ki,  Kötü: kötü de babacan. Eeeeee İyi de bazen kötü. Çirkin hem iyi hem kötü.  Ayrıca, Allah'ın gücüne gitmesin. Çirkin, çirkin de; Kötü çok mu güzel. İyi aynı zamanda yakışıklı bundan neden hiç bahsedilmiyor.

–Bu durumda havuz kaç dakkada boşalır

– Çok Abazaysa hemen boşalır.

 

-- Sen bırak!.. Ben keserim.

 

 

 

RAFAELLO Abimiz şöyle yapmış. Ben de bööle yaptım.

 

 

 

Resme dıkla.

HiçBaştan sööliim hiç terbiyevi bi film diil. Soona auuv ne iğrenç dememek için hassas yürekliler izlemesin.

 

 

 

 

 

 

 

Yukarıdaki resme resmen tıkla sürpürüz kılips var.

Kılip şarkı sözlerine birebir katıştırılmış daha da süper olmuş. 

Alın bu da şarkı sözleri  Tercüman da ediim mi?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şarkıda da dediği gibi: Sevmek bir ömür sürer sevişmek bir dakika. Haah orda dur bakalım bi dakka. Sayıyla kendine gel! Sevişmek bi dakka sürerse, sevmek sksen bir ömür sürmez. Yapma yaa! Sen bi dakkada boşalacan, o kadın da seni bir ömür sevecek. Haa o şööle olur. Kadın vakitli gider bu ilişkiden de, sen yine sev tabi bi ömür boyu.

<<<<*>>>>Çok deydirme nazar deyer maazallah.

 

 

 

 

Muhafazakar eşdinsel kardeşimiz Çemül: Kadın olsaydım türban takardım buyurunca, ben de onun bu arzusuna tercüman oldum. Tamam hafız tak türbanı da kafanda saç yok ki, neyi örtecen. Olmadı sen bıyıklara bi tesettür uygula.

 

 

 

 

Malum Hollanda’ da hemcinslerinle evlenmek serbest.  Bunnar önce uyuşturucuyu serbest bırakınca tabee, şimdi herkeşte kafa bi dünya her yol Paris hesabı bu evlilik bokunu çıkardılar bak.

 -  Benimle evlenir misin?

 - Ne diyon amcaoğlu ya. Ne evlenmesi. İkimizde erkeğiz.

 - Siktiret yaa. Takılıyoruz işte.

 - İyi  ben karıyı boşiim o zaman biran evvel.

Dumanlı kafayla bak görürsün, bi kaç seneye kalmaz kediyle, köpeğe de nikah kıyar bu şerefsizler. Boşuna dememişler Hollanda’ da değirmenler sağdan döner diye.

 - Pardon kancık köpek var mı sizde?

 

 

 

 

 

 

 

Dilimizde sümüklü böcek olarak adlandırılan böceğin aslında sümükten böcek veya direkt olarak sümük böceği olarak adlandırılması gerekmez mi arkadaş?  Hadi bilemedin sümüksü böcek olsun. Ama, sümüklü böcek ne arkadaş yaa. Kronik nezle bile olsan o kadar sümük üretemezsin ki.

- Sürünürken ardında bıraktığı sümüksü iz yüzünden bu böceğe, sümüklü böcek  deniyor olmasın?

 - Nasıl?

 

 

 


Nedense medya Gülben Ergen'in çocuğundan bahsederken, Gülben'in oğlu, Gülben'in bebeği
demek yerine, sabiyi Atlas Bebek diye adlandırıyor. Bu durumda Atlas Bebek zaman içerisinde;
Atlas Çocuk, Atlas Genç, Atlas Adam, Atlas Dede ve en sonunda da Atlas rahmet eylesin diye
anılacak. Tövbe, tövbe, tövbe. Ahanda medya beni de günaha soktu işte, iyi mi?


- Atlas Adam yetiş imdade, gotümüz darda.
- Sittirin lan. Elimde işim var görmüyo musunuz?.

 

 

 

 

 

 

Bir Top'un çocukluk yılları.

Kıçtan tekmeli küçük bir teknemiz vardı mahallede. Biz mahallenin çocukları yaz günleri biner bu tekneye, denize açılır, balığa çıkardık. Hepimiz tekmelerdik teknenin kıçını yol alsın diye sularda. Önceleri hepimiz için zorla yapılan bu görev, bir tutku olmuştu kısa süre sonra hepimizde. Sıramızı vermemek için ayaklarımız morarırdı da, yine biz devam ederdik teknenin kıçına, kıçına vurmaya, yeter ki bu kutsal görev sona ermesindi. Biliyorduk ki bu küçük kıçtan tekmeli tekne de zevk alıyordu bu işten. O günlerin gün batımlarında eve girince, anam görmesin diye nasıl da saklardım o mosmor ayacıklarımı. Az da dayak yemedim bu yüzden anacığımın o nurlu ellerinden.

 

 

 

Ahmer88 bir genç kızımızın

     derdine derman olmaya çalışıyor.          

340 kb

 BURDAN ULAŞINIZ   

 

Sushi

Tek kişilik radyo piyesi

Yazan,yöneten,yönlendiren

Ahmer Seksensekiz

 

1.05 MB    Hala katışmayanlar için son hatırlatma baabında

 

 

VAJİN - İSMUS

Bu bir Ahmer88 filmidir.

 

Sanat danışmanları

S.AKYOL &  B. Bons

Kamara

B. BONS     

Gerçek bir öyküdür özü.

 Tebabette ayıp olmaz.

H.Dümen

 

4,75MB

Bir gece ben bir rüya görmüştüm. Elimde Mr Spock' un nasıl fıkra anlatılacağına dair
resimleri olan bir şema var. Ben bu şemadan nasıl fıkra anlatabileceğimi öğrenmiş olmalıyım ki, avaneyi toplamışım etrafıma fıkra anlatacam. Arkadaşlar, diyorum. Fıkrayı anlattıktan sonra bu kez osurmiicam. çünkü yalnızca sahnede ki gösterilerimin sonunda osuruyorum kusura kalmayın. Rüyaya dikiz be....Gerçek hayatta böyle bi şey olsa. sahnedesin fıkra bitmiş seyirciler katılıyo gülmekten. Üstüne sen bi de ZAAAARRT diye bi kavara çekiyosun, salon alkıştan yıkılıyo iyi mi?

Bu arada asla fıkra anlatmam.

 

 

 

Mürettebat yeni

urbalarıyla

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

REKLAM

ABAZALAR DİYARINDAN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

                    

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kendi reklamını kendin yap

Türk reklam kurumu

Çoştum yine damgalanıyorum ben.

Ohhh... ahmer88.com benim herşeyim.

Adeta tenime işledi bu site.

İnanmazsan bak 959kb

Wisconsin Dük'ü Kıvanç Anar'a

sonsuz teşekkürler.