arif ile selim

yönetmen ve fotoğrafların çekicisi:

ANTENyo Banderas

 

 

 

Tek yımırta ikiziydiler ve eküriydiler.aynı günde aynı yerden çıkıp geldiler dünyaya,

hayata aynı gün başladılar.İlk zamanlare henüz kendi üstlerine basamıyorlardı ve basacakları gün

gelene kadar biraz  zaman geçmesi gerekmişti.Onlar bu yılları önce anlamsız devinimlerle

sonrada diğer bir eküri ikili Mithat ve Cafer'in de desteğiyle alçak sürünmeyle geçirdiler.

 

Zamanla tabanlarının üzerinde durmayı öğrendiler.Büyüyüp gelişirken de hiç ayrılmadılar,

her işlerinde yardımlaştılar.Çünkü tek başına ikiside pek başarılı sayılmazlardı.

 

Bazı zamanlar hayat acımasız bir yarışa dönüşüyordu.

Onlarda bu yarışta tatlı bir rekabet içerisinde mücadele verirken

 Kah Arif bir adım öne geçiyor.

 

Kah Selim bir adım öne geçiyordu.

 

Bu yarış yetmezmiş gibi üzerlerinde taşıdıkları yük ağır geliyordu ikisine de.İster istemez

yoruluyorlardı bir müddet sonra.O zamanlarda fırsat bulup bu yarışa ara verir,dinlenmeye çalışırlardı.

 

Bu tatlı rekabet tatlı bir dostluğa dönüşürdü hemen bu zamanlarda.

Selim çok yoruldum Arif bana kara sular indi dediğinde,

Arif :Eeamuğa goduum.benlen göt yarıştırırsan her renk su iner tabii,orana da burana da demez,

sırtlardı biricik Selim kardeşini.

 

Keser döner sap döner gün olur hesap dönerdi bu kez Selim sırtlardı Arif'i.

 

Sonra yine başlardı hayat yarışı,taaki akşam olup mesai bitene kadar.

 

O zaman gelince eve gelip yerleşirler sehpanın üstüne ve tv izleyip dalgalarına bakarlar.