DIR-DIR & ÖTESİ

Yazlıkta kocalarını yıllar önce gömmüş altmış, yetmiş yaşlarında bir çok kadın görüyorum. Yazlık tabi ufak yer, küçüklü büyüklü gruplar halinde orada burada toplanıp denize giriyor, güneşleniyorlar. Kağıt oynuyorlar. Bira patates, rakı balık gibi kombinasyonlara katışıyorlar. Kocalarıysa çoktan duvardaki resim çerçevesine yerleşmiş öylece sabit bir noktaya bakıyor. Ama ne gariptir ki bir çoğunun finansını mezarda olmalarına karşın bu duvardaki fotoğraflar karşılıyor. Konuyu nereye bağlayacaksın diyeceksiniz. Nereye olacak mına koyiim, dünyanın adaletsizliğine bağlayacağım. Dır dır denen ve erkeği ağır ağır öldüren o zehire bağlayacağım. Bu adamlar yaşarken yaptıkları, yapmadıkları, eksik yaptıkları, fazla yaptıkları, içki Îçtikleri, sigara içtikleri, kadınların kıçlarına baktıkları ve vesaire bir çok şey yüzünden için sürekli dırdır denen zehirle zehirlendiler. Erkek naiftir. Kafasını kadınlar gibi ayrıntıya yoramaz eğer yorarsa beyni yanar. Böyle bir bünye ağır dırdır altında yavaş yavaş iflas edecektir. Dırdırın bir yan etkisi de bir süre sonra sizi gerçekten aptal, beceriksiz olduğunuza inandırmasıdır. Zaman içinde bunalım ve aşırı sinir sizde bir kalp krizi, bir inme veya kanser olarak vücut bulacaktır sonra da abbas yolcu. Şimdi kadınlar bana kızıyor siz de şöylesiniz, böylesiniz diyorsunuz. Aynen öyle… Erkeklerin de bir alay boktan yönü var. Ama gercek şu ki: Birine dırdırla baskı yaparak değiştirmeye çalışırsan ya gerçekten değişecek ve zaman içinde ağır ağır ölecek ya da değişmiş gibi yapacak hatta kendisi bile değiştiğine inanacak ama asla değişmeyecektir. Değiştiğinin kanıtı olarak da karısına sürekli yalan söyleme yoluna gidecektir. Genel anlamda kocasından memnun olsa da ayrıntılar kadın için önemlidir. O yüzden kocasının hoşlanmadığı yanlarını ortadan kaldırmak ister. “İyi adamsın, hoş adamsın ama şu zıkkımı içmesen.” (içki,sigara) “Bu akşam da mı dışarı çıkacaksın.” (sanırsın baba her gece sokaklarda sürtüyor) “Biliyorum Ahmet çok yakın arkadaşın ama onda neden bilmiyorum hoşlanmadığım bir taraf var.” (Ulan Ahmet’e ayarsın da sanki Mehmet’i çok mu seviyorsun) Amacına ulaşıp da adamı değiştirmeyi başarırsa bu sefer bundan da memnun olmayacak ve “Sen artık benim evlendiğim o adam diilsin, çok degiştin” diyecektir. Haaa… kadınlar erkekleri değiştirmeye çalışıyor da erkekler farklı mı? Hayır tabi ki ama erkeklerin yapısı bu konuda kadınlar kadar donanımlı değil. Bir erkeğin kadını baskı altında tutmak için tek bir becerisi var maalesef bu da kadına karşı şiddet uygulamak. Biz bu şerefsizlere değil erkek insan bile demiyoruz elbette.
Aslında ilişkilerde taraflar arkadaşlık, dostluk, saygı ve sevgi ve sorumlulukları üzerine yoğunlaşsalar, çeşitli kaprislerle birbirlerini yormasalar daha sorunsuz bir ilişkiye sahip olurlar şeklindeki ütopik mesajımla yazıma son veriyorum. O DİİL DE: Bir de genç kadınla evlenen erkek modeli var ki, duvardaki sabit bakışlı resimlerin bazıları bu kimselere aittir.

No Comments Yet.

Leave a Comment