ERÔL, ERÔL FİŞİNİ ALMİCAK MISIN EVLADIM

Nereye dönersen dön götün arkanda kalır. –Goethe-

Bu sabah markete giderken rahmetli Erôl’û gördüm. Taa cenazesinden beri kendisini hiç görmemiştim. ‘’Erôl’’ dedim heyecanla. Bana doğru döndü öyle tepkisiz. Elini uzattı. Tokalaştık. O bana tokasını verirken, ben de ona tokamı vermiştim. ‘’Artık Erôl değilim, çavuş ôldum’’ dedi. Başıyla kolundaki pırpırları işaret etti. Pırpır ederken canlanmadı, hala ölüydü. Eli hala elimdeydi. Buz gibiydi eli. Ya götü? O da karpuz gibi miydi acaba? Arkasında kalıyordu göremiyordum. Elimi bıraktı. Elim bir kazaya kurban giden Erol geri gelmişti. ‘’Nasılsın?’’ dedim. İyiymiş. Dirilmek istiyormuş ama henüz kadrosu gelmemiş. ‘’Maddi zorluk çekiyorum yalnız’’ dedi. ‘’Kendimden geçtim ölümümde en çok sevdiğim bir tane sandOviç ekmeğim var o çok aç, ona üzülüyorum.’’ Ekmeği çıkarttı cebinden ortasından ikiye ayırdı. Hakikaten de ekmeğin karnında hiçbir şey yoktu. Üzüldüm ikisinin de hallerine. Biraz para uzattım. Çekinerek de olsa parayı aldı elimden. ‘’İnan çok aç olmasa almazdım. Biraz kaşar, sucuk alacağım verdiğin parayla ona. Doyursun karnını. Yoksa bayatlayacak sandEviç ekmeğim. Kuruyacak. Ölecek, yok olacak benim gibi.’’ Boynuna atıldım. Gözyaşlarıma avukat olamıyordum. Ona sarılmış, sarsıla sarsıla ağlarken ‘’Sen ölmedin Erôl ölmedin’’ diye hıçkırdım. O an sarsıntıların etkisiyle olsa gerek başım yavaşça omuzunun üzerinden arkasına doğru uzandı ve bir an gözlerim öylece kalçalarına takılı kaldı. Breh, breh, breh… Ulan bizim yarım porsiyon Erôl’a bak sen… Ölünce, afedersin götü Diyarbekir Karpuzu gibi olmuş maaşallah.

karpuz got

No Comments Yet.

Leave a Comment