MÜTEŞEBBİS

Sanırım büyük ölçüde ekonomik nedenlerle ve ayrıca yanlış yerde yanlış iş seçimlerinden dolayı ve de alışverişlerin sürekli sayısı artan AVMlere kayması nedeniyle İstanbul’un birçok yerinde iflas etmiş iş yerleri görüyorum. Kebapçı, butik, büfe, bar gibi her alandan birçok müteşebbis dükkanına çeşitli nedenlerle kilit vuruyor. İşin asıl şaşırtan yanı ise batan bu kadar esnaf olmasına rağmen memleketimizde bir o kadar da potansiyel müteşebbis olmasıdır. Bu potansiyel müteşebbisler ise hemen batan müteşebbisin yerini alarak potansiyelini selefi gibi batmak konusunda kullanmak üzere hızla harekete geçmektedirler.

dukkan1

Bizim muhitte müşahede ettiğim bir büfe var. Yanlış saymadıysam beş kere felan el değiştirdi bu büfe. Biri tutuyor dükkanı pat üç ay sonra kapı duvar. Kapıda bir yazı… DEVREN KİRALIKTIR. Hop bir bakıyorsun kısa bir süre sonra başka bir müteşebbis tutuyor dükkanı ve tekrardan büfe olarak işletiyor. Arkadaş yeminle bu bahsettiğim büfe iki… bilemedin iki buçuk yılda beş kere el değiştirdi. Ulan hıyarzan burada büfe iş yapsa senden önceki ve daha öncekiler kapatır mıydı dükkanı? Ha ama pardooon… onlar işi bilmiyordu ondan battılar dii mi? Sırf tost, hamburgerle dükkan döndürmeye çalışıyorlardı ondan iflas ettiler. Çeşit azdı çünkü ondan dolayı müşteri çekemediler. Ama sen işi biliyorsun ya, şimdi bir de döner eklersin büfenin menüsüne. Hatta et dönerin yanına bir de tavuk döner. Büfe kısa sürede alır yürür. Bok yürür. Bu bahsi geçen büfeyi son alan adam bütün bunların üzerine kokoreç ve çiğ köfte de ekledi menüye yine değişen bir şey olmadı. Seleflerinden bir kaç ay daha uzun dayandı o kadar. O da kokoreç ve çiğ köftenin azizliğinden mi yoksa son bir umutla dükkanı biraz daha ayakta tutmak için bankadan aldığı kredinin itelemesinden midir bilmiyorum artık.

dukkan3

 

 

 

 

 

 

 

Ya arkadaş hatırlarım küçükken oralarda bir adet fırın vardı. Yeri gelir kapıda kuyruk olurdu insanlar. Yıllar içinde bir ikinci sonra bir üçüncü fırın açılınca fırının kapısındaki kuyruk ortadan kalktı. Sonra bir dördüncü fırın, bir beşinci fırın daha açıldı. Derken bir süre sonra bir de baktık ki, üçüncü fırınla beşinci fırın iflas ettiler. Ya arkadaş işte üç tane fırın var zaten sen fazladan nasıl bir ekmek yapacaksın da bunların arasında tutunacaksın. Hadi sen tutunsan bu defa da bu işten ekmek yiyen adamı batıracaksın.

Yine bizim buralarda kendi halinde ufak bir kafe vardı. Adam üç dört yıl öyle kendi halinde akmasa damlar hesabı takıldı orda. Derken iki yıl kadar evvelsi iki yan dükkana köşeye başka bir kafe açıldı (malum köşe makbuldür) İki yılın sonunda önce ilk kafe ve çok çok kısa bir süre sonra da ikinci kafe iflas etti. Ama korkacak bir şey yok şimdi o iki kafenin yerinde yeni iki kafe açıldı. Tüm iyimserlikleriyle makus talihlerini bekliyorlar.

 

dukkan2

 

SON OLARAK: Yine bizim buralarda Gaziantepli Halil Usta ismiyle yıllardır iyi kötü iş yapan ufak bir tatlıcı vardı. Bunun tam karşısına Golden Kokoreç’in bir şubesi açıldı. Bir iki yıl sonra Golden Kokoreç şubesini kapatınca orayı devren bizimki kiraladı. Artık yemek sektörünün iki ayrı kolunda da faaliyet göstermekteydi. Tam süresini hatırlamamakla birlikte, çok da uzun bir zaman geçmeden tatlıcıyı kapattı önce. Bir süre sonra kokorecin, midyenin, tantuninin yanına birde döner taktı. Onu takiben kelle paça çorbası çıkartmaya da başladı. Sonra da battı. En son kır pidesi satan batık bir dükkanı kiraladı ve orayı pide fırınına dönüştürdü pide, lahmacun işine girdi. Babanın bi de logosu var ne işe girse dükkanın üstüne muhakkak takıyor o logoyu……………….. Bu arada babanın devrettiği kokoreççiyi başka bir müteşebbis anında kiraladı orada kokoreç, midye felan satıyor. Hatta çiğ köfte de satmaya başlamış ekstradan.

En son olarak: KAPTAN’IN SEYİR DEFTERİ: Dünya tarihi 14 Kasım 2014… Bu yazıyı yazdıktan sonra yazıda bahsi geçen rahmetli büfenin oradan geçerken baktım artık dükkanı kim tuttuysa büfeden vazgeçmiş, yerine çakma çantacı açmış. Tanesi yirmi liradan çanta satıyor. Bitişik dükkanda çantacı bu arada, iyi mi? Bitişikte indirime gitmiş çantalar on beş lira.

No Comments Yet.

Leave a Comment