SEN GİYMİYORSAN FAKİRE VER HEM-İ DE VİCDANIN RAHATLAR

 

İşte utanmazlığın son boyutu bu işte. Vahşi kapitalizm hepimizi köleleştirirken bir kısmımızı hadsizliğe bir kısmımızı da köpekleşmeye doğru yönlendiriyor. Hani demokrasiye ne oldu? Hani eşitlik felan. Sallamaya gelince hepimiz eşitiz Hani demokraside birimizin özgürlüğünün bittiği yerde diğerimizin ki başlıyordu. Mına kodumun yerinde bazılarının özgürlüğü bitmiyor ki bir türlü, bizimkinin de başlamasına fırsat olsun. Ama bu kadarı artık insanın en rezil hali. Sen eskiyen, artık üzerine olmayan (küçülen değil) ya da artık giymek istemediğin giysileri bu kutuya atacaksın, birileri de bunları, giyecek giysileri olmayan insanlara dağıtıp onları nasiplendirecek, iyi mi? Sen de sıcak evinde görevini yapmanın huzuruyla çayını, viskini yudumlayacaksın. O adam hala aç mı? O adam nerede yatar, ne yer, ne içer? Eeee… onu da başkası düşünsün artık, sen giysiyi verdin vicdanın rahat. Kediyi köpeği de böyle beslemiyor musun? Sokakta altı ay bile yaşayamayacak hayvan sayende iki sene eziyet çekiyor ölmek için. Ama sana helal olsun o iki seneyi sayende karnı aç değil de yarı aç geçiriyor. Bir devlet her vatandaşına aynı yakınlıkta olmak zorundadır. Olmuyor ya da olamıyorsa o zaman kapitalizm şeytanlarını salar ortaya ve bir takım işgüzarlar çıkar, yersen günü kurtarır. Şimdi diyeceksin ki, bu yardımlar da olmasa insanlar daha zor durumda kalmayacak mı? Bazı durumlarda bu yardımlara karşı değilim ama bir toplumun elinden ancak bu kadarı geliyorsa ve bu kadarından huzur bulabiliyorsa buradan bir metre ileriye gidemez o toplum. Gidiyor mu? Varsa bir çözümün anlat diyorsanız söyleyeceğim. Size öğretilenleri unutun. Çünkü, konuşurken anlattıklarınız kendi düşünceleriniz değil. Onları okuldan, televizyondan ve hatta bazı kitaplardan öğrendiniz. Evet hepsini unutun ve yeniden düşünmeye, yeniden öğrenmeye başlayın. Kapitalizm ne söylüyorsa bil ki, cebindeki paranı almak, bu düzeni sürdürebilmek için söylüyor söylediklerini.

No Comments Yet.

Leave a Comment