YAHŞİ KAPİTALİZMİN OKUTUP ADAM ETMESİ SORUNSALI

İnsanın bütün numarası okula başlayana kadar aslında. Çocuk gelişirken her şeyi merak eder, sorular sorar. Hayal eder oyunlar oynar, resimler yapar. Bok kadar boyuna rağmen bu kısa sürede korkunç bir ilerleme kaydeder. Sonra ilkokul çağı gelip çatar. İşte o zaman çocuğun düşünmesine, merak etmesine, hayal filan kurmasına, sorarak kendi çabasıyla bir şeyler öğrenmesine hiç gerek yoktur artık. Sistem senin yerine her şeyi düşünür. Ama kendi işine geldiği gibi düşünür. Senin neleri bilmen, neleri öğrenmen gerektiğine artık o karar verir. Nelerin doğru, nelerin yanlış olduğunu sana söyler. Kimleri sevmen, kimleri sevmemen gerektiğine senin yerine o karar verir. Bütün bunları kafana sokmak için haftanın beş günü sabahın köründe seni sıcak yatağından zorla kaldırıp okula getirir ve seni bunu yapmaya çok uzun yıllar boyunca zorlar. Okul öncesi sabahın köründe uyanıp oyunlar oynayan sen artık her sabah yatağında sürünerek kalkan öğrenci adındaki köle adaylarının bir ferdi olursun.Haa eskisi gibi resim yapmak mı istiyorsun, sistem haftada bir seçmeli ders tadında resim yapmana izin verir. O derse de iki kere gir zaten bir daha kalemi boyayı eline almak istemezsin. Yalan mı arkadaş her çocuk resim yapmanın hastasıdır ama büyüyünce sor yüzde doksanından aynı lafı duyarsın ‘’Valla ben çöpten adam bile çizemem’’ Müziğe mi meraklı, ver seçmeli müzik dersini tövbe etsin müziğe. Dayarlar mına kodumun blok flütünü, çal çalabilirsen. Sınıfın yüzde doksanı zaten notaları altına yazarak yersen öğretmeni kandırdığını zannederek çalar flütünü. Çalar diyorum da aha aynı yüzde doksan o flütten flüt sesi yerine ıslıkla karışık iğrenç bir düdük sesi çıkartır ancak. Spor, beden dersi altında artık o da idareten. Ama matematik mi? O işte eğitim öğretimin olmazsa olmazıdır mınakoyiim. Orta üçte ikinci dönem karneye bir geldi. Bir de karneye şöyle yazılmış (-1-). Ulan o tireleri çekmesen de ben onu on yapsam Pederi, Valideyi kandırabilecek miyim? Fen dersini ne yapıcamotuz mu? Bütün bunlar olurken ve bittiğinde sen artık sistemin ağzından konuşan biri olur çıkarsın. Sistem sana alternatifler de yaratır. Onları düşündüğünde de kendini muhalif sanırsın.İşin pis tarafı bütün bunları kendi fikirlerin sanmandır. Ya okumayanlar onlar yırtıyor mu? Hmmmm… Sistemin tek numarası eğitim, öğretim değil elbette. Televizyonu, sosyal medyası, ayranı, gazozu onlar da senin ne düşünmen gerektiği konusunda oldukça hassastırlar. Tarih mi bilmek istiyorsun, hepi topu üç tane görürsün ortalıkta. Birine ayar olursun, ötekini takmazsın, berikine hayransındır. Ama aslında bu üçü de senin için tasarlanmış modellerdir. Başka bir yerde gerçekten tarihten anlayan ve tarihe felsefi bir bakışla yaklaşan, seninkiler gibi masal anlatmayan bir adam vardır ama sen onun kim olduğunu bilmezsin bile. Sistem o adamın ortaya çıkmasını istemez çünkü. Düşünsene oku ya da okuma neredeyse ömrünün sonuna yaklaştığın yıllara kadar itiraz etmeden çalışmak zorundasın. Sana çalışmanın erdem olduğu anlatılır bir de. Neden? Birileri paralarına daha da para katsın diye. Ama o paralarına para katan o adam utanmadan ben yanımda şu kadar adam istihdam ediyorum diye de hava yapar. Sadaka veriyor sanki pezemek. Kısacası kapitalizm sana bir şey sunuyor, sana bir şey veriyorsa bu aslında senin her şeyini elinden almak içindir. Yemi yutmamanın tek yolu şüpheci olmak ve doğru bilgilere ulaşmak çabasıdır.Bunun tek yolu da merak etmek ve merak ettiğin konuları doğru öğrenmek. Oku sonra başka kaynaklardan tekrar oku ve de bol bol düşün……OKKADDARRR…Biraz ahkam kestik ama o kadar olsun be bilader.

No Comments Yet.

Leave a Comment