AHU (DUDU) GÖZLÜM

Canı ahududulu gazoz içmek istedi. Ama yaşadığı ülkede bırak ahududulu gazozu, dudulu gazoz bile yoktu. Gazozdan vazgeçtim gün olur gaz olsa oz olmazdı. Oz Büyücüsü desen ondan büyük Allah var. Beş buçuk adım yürüdü, sekiz buçuk basamak çıktı ve iki adımda tam karşısındaki markete girdi. Dudusuz gazozlar satın aldı, koydu heybesine. Marketten çıkınca heybesindeki dudusuz gazozlarından birini çıkarttı, açtı ve üç buçuk dikişte içti. Sonra yüz metre sola doğru yürüdü ve Dudullu’ya vardı. Dudullu’ya vardığında saat yedi buçuktu. İlk otobüse bindi ve biletinin götürdüğü yere gitti. Gideceği yerde de ahududulu goz05_1_gazoz olmadığını biliyordu. Varsın olmasındı. Otobüsten iner inmez dağlara doğru koşmaya başladı. Koştu, koştu, koştu. Dağların eteğine varınca heybesinden dudusuz bir gazoz daha çıkarttı. Açtı, dikti kafasına. Susamıştı. Yarım dikişte bitirdi gazozunu. Biraz soluklandıktan sonra yürümeye devam etti. Dağın zirvesine vardığında güneş tepedeydi artık. Bir ağacın gölgesine oturdu. Dayadı sırtını ağacın yaşlı gövdesine. Dikti gözlerini dağın ötesindeki uçsuz bucaksız denize, sanki bulacakmış gibi tüm kaybettiklerini. Heybesinden bir duduk çıkarttı. Dayadı burnuna duduğu, başladı tüm acılarını, tüm hasretlerini, kaybettiği bütün umutlarını melodilendirmeye. Burnuyla duduğunu çalarken GARBISI sızlıyordu. Çalmaya devam ederken bir yandan ŞARKIsını söylüyordu. Kimse duymasa da yine de belki ahu (dudu) gözlü sevdiceği duyar diye.……….. Söylemiş bakalım ne söylemiş…………. Bilmeni istiyorum. O geri gelmeyecek. Gözlerime bak. Ben geri gelmeyeceğim. O zaman çıksın bıçaklar kınından. Fareyi yakala. Aşağı bakma. Onu ağzına tıkıştır. Eğer bir köpek olmuş olsaydın, seni doğduğun gün boğabilirlerdi. Gözlerime bak. Çıksın bıçaklar kınından. Bu gerçeği söylediğimi bilmenin tek yolu. Kalıba uydurun onu, kafasını ezin, tencereye koyun. Bilmeni istiyorum. O geri gelmeyecek. Şişirildi ve donduruldu.

 

No Comments Yet.

Leave a Comment