DEMOKRASi KILICI

KAPİTALİZM 

Dünyada yaşayan her yüz kişiden yalnızca altı tanesi hayatını kimseye ihtiyaç duymadan idame ettirecek güce sahiptir. Ve ne yazık ki, dünyada yaşayan her yüz kişiden dosandokuzu bir şekilde geriye kalan bu bir kişinin zenginliğine zenginlik katmak için çalışmaktadır. Bu doksandokuz kişinin içindekileri hizmetli, köle ve gözden çıkartılmış insanlar olarak addedebiliriz. Gözden çıkarılanların sayısı ise dünya nüfusunun da hızla çoğalmasıyla gün be gün artmaktadır. Eskiden devletler vardı. Yalandan da olsa halkın iyiliğine bir şeyler yaparlardı. Şimdi artık büyük şirketler devletlerden daha güçlü hale geldi. Artık devletler şirketleri değil, şirketler devletleri yönetiyor. Bu şirketlerin devletlerin, hükümetlerin içinde bir ton adamları var. Hatta artık devletin istihbarat örgütlerinden ayrı kendi istihbarat örgütleri bile var. Adına kapitalizm dediğimiz bu boktan sistem aslında emperyalizmin güzel bir maşasıdır. Bu da bize yabancı yatırımcı adıyla yutturulmaktadır. Bunun dışında yüzde yüz yerli kendine vahşi kapitalist şirketlerimiz de var tabi, hakkını yemeyelim. Sistem gereği bu kartellerin sürekli para kazanması lazım. Eh tabi para kazandıkça o parayı değerlendirmek zorundasın. Naapacan yeni yatırımlar, yeni fabrikalar ve bunun içinde deli gibi çalışacak yeni köleler lazım. Bunu da bize iş imkanı adı altında sunmaktalar. İşte iş gibi olmalı bilader. Sabah gün aydınlanmadan yola düş, akşamın bi saatinde evine dön. Zaten o yorgunlukla da bi şey yer yalandan bi televizyon seyreder yatarsın. Servisin, akbilin, sodexon varsa da diğer bazı kölelere hava basarsın. Hafta sonu tatil zamanı geldi mi de it ayağı yemiş gibi balık istifi alışveriş merkezlerini, mesire yerlerini filan doldurursun. İşin garip tarafı ise bu şirketlerin sahiplerinin de aynı köleleri gibi hatta onlardan bile çok çalışması gerekliliğidir. Sana köle olarak yılda ortalama onbeş gün yıllık izin verirler, kendileri on gün izin yaparlarsa öpsün başına koysunlar. Kapitalizm kölenin köleye üstünlüğüdür aslında. Üstün köle olmak, yani % 6 nın içine girmek ne de olsa çok daha avantajlı olduğu için insan ister istemez oraya oynar tabi.

DEMOKRASİ

Eh elbet bu şirketlerin sürekli para kazanması ve büyümesi lazım ki, sistem yürüsün ama yine de o kadar da korkacak bi şey yok. Çünkü Allah’a şükür ki hayatımızda demokrasi var. Demokrasi nedir? BENIM ÖZGÜRLÜĞÜMÜN BITTIĞI YERDE SENIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN BAŞLAMASIDIR. Al kardeşim ben yoruldum sen oyna hesabı. Bu nasıl bi demokrasiyse artık işsizlik, ucuz iş gücü sürekli artmakta buna karşın sosyal haklar hızla azalmaktadır. Bu demokrasi dediğinde senin özgürlük 6 yaşında olkula başlamanla biter.  Bundan sonraki yıllarda ızdırap dolu senelerin sonunda bi takım okullar zincirini, bitirsin. Sonraki yıllarını da o yüzde birin içindeki insanlara bir beyaz yakalı olarak hizmet ederek geçirirsin. Yok o okulları okuyamadın mı? O zaman da o yüzde birin fabrikalarının birinde mavi yakalı olarak yerin hazırdır. Bu hizmetini gerçekleştirirken götüne tekmeyi yemeden, hayatının ileri yaşlarında emekli olabilirsen üç otuz parayla ödüllendirilirsin. Bu iki yolun sonunda da o yüzde bire hizmet edecek fırsatı bulamadın mı? O zaman da üzülme demokrasilerde çare tükenmez. Baktın misyoner pozisyonunda başarılı olamadın. İşte o zaman o yüzde bir seni malak emzirmenin de güzel bir pozisyon olduğuna bi şekilde seni domaltarak ikna edecektir……………. Mantık basit: Benim özgürlüğüm bitiyor… Koç’un, Sabancı’nın özgürlüğü başlıyor. Bekle ki artık bi daha sıra sana gelsin.  Demokrasinin bi güzel tarafı da herkes eşit olduğundan naşi, herkesin seçme ve seçilme hakkının baki bulunmasıdır. Senin oy verip seçtiğin girer meclise zengin olur. Sen şanslıysan hala aynı yerde otlarsın. Seçilme hakkına gelirsek; biliyorum ki, götümü yırtsam mahalle muhtarlığına bile seçilme şansım sıfır.  Ulan bi de adam dededen zengin başlamış hayata şimdi al önünü alabilirsen. Ben ona kölelik etmiim de naapim bilader. Bu nası demokrasi anlamadım ki ben. Ha şimdi birileri bana servet düşmanlığı yapma arkadaş diyebilir. Desinler ne yapabilirim ki, ben bir servet düşmanıyım.

Bi de sen sistem tarafından kucaklanırken uykuna da devam edebilesin diye demokrasi yersen çok seslilikten yana görünür. Seni senin yerine yönetmesi için seçebileceğin birçok parti vardır. Ama hangi parti seçilirse seçilsin senin konumun hiç değişmez.  Belki biraz daha zengin olursun, belki biraz daha fakir. Belki biraz daha huzurlu olursun ya da biraz daha huzursuz o kadar.  Eh tabi seçtiği partinin getirilerinin nimetlerinden faydalananlar var elbet ama unutma oran asla değişmiyor en fazla %6……

No Comments Yet.

Leave a Comment