ESRARLI GÖZLER

Bak ESRA sana her şeyi tüm gerçekliğiyle anlatmak istiyorum. Her şey bekaretimi kaybettiğim o günden sonra başladı. Henüz bir kadınla yatmamış küçük bir çocukken bile kadınları deli gibi arzulardım. Ama inan bana o  zor zamanlarda kadınsız geçen bütün aylar otuzbir çekiyordu. Seksi hak vaki olduğunda ilk seviştiğim kadının da adı seninki gibi Esra’ydı. Esra… ESRA RENGİZ. Ona ilk görüşte değil belki ama ilk yatışımızda deli gibi aşık olmuştum. Abaza geçirdiğim o ergen yılların bir kısmı boyunca sayısız kadınla yatmayı düşlemiştim. Oysa o gencecik yaşımda ilk seviştiğim, benim gibi gencecik bir kadına aşık olup, ondan başka birini gözümün görmeyeceğini kim bilebilirdi ki. İkimizde neredeyse daha çocuktuk. Hiç ayrılmıyor hep sevişiyorduk. Birbirimize olan tutkulu bağlılığımızın bir süre sonra onu ürküttüğünü fark ettim. Sevişmek adına bir problemimiz yoktu. Hatta her geçen zaman ilişkimiz daha da tutkulu, ateşli bir hal alıyordu. Yine de giderek durgunlaşan hali beni endişelendiriyordu. İlk günden iki yıl sonra bir gün korktuğum başıma geldi. İster öldü diyelim, ister çekti gitti. Ne önemi var. Bir süre ruh gibi dolaştım ortalarda. Hep onu düşünüyordum. Ne yazık ki, seviştiğimiz o günlerin hayali beni avutmuyor aksine deli ediyordu. Bunun böyle gitmeyeceği belliydi. Delirmek üzereydim. Hatta yer yer delirmiştim bile. Başka kadınlarla beraber olmalıyım diye düşünüyordum. Yoksa onu başka türlü unutamayacaktım belli ki. Zamanla ortamlarda bi takım kadınlara takılır olmuştum. Bir gün onlardan birinin evine gittim. Tekrar sevişecektim. Bir yanım çok buruktu. Bir başka yanımsa çok heyecanlanmıştı. Ama ne kadar çabalasam konsantre olamıyordum. Defalarca denememe rağmen Fikri Kuşgan’ı kaldıramamıştım. Ter ve sıkıntı içinde yatağa gömüldüm. Kadın bana sarılmış, kulağıma böylesinin de güzel olduğunu fısıldıyordu. Aniden yataktan fırladım, giyinip evden çıktım.  Dünyam başıma yıkılmıştı. Yitip giden aşkıma yanarken bir de bu iş çıkmıştı başıma. Bir süre kadın yüzü bile görmek istemedim.  Boş zamanlarımda erkek ortamlarına takılmayı tercih ediyordum. Ya kahvedeydim ya meyhanede. Yine de nasıl olduysa yine bir kadınla yatağa girmiş buldum kendimi. Sonuç  yine hüsran. Kadın boynuma sarılmış kulağıma lsun böylesi de güzel diye fısıldarken, bütün bu olamayanların Esra’yı unutamadığım için gerçekleştiğini anladım.  Onu o kadar çok özlüyordum ki, ondan başka biriyle sevişemiyordum. O ise artık yoktu. Yine de birkaç yıl sevişmeyi başarma denemelerinde bulundum. Sonuç hep aynıydı. Olsun böylesi de güzel… Olsun böylesi de güzel… Olsun böylesi de güzel… Olsun böylesi de güzel…….. Artık umursamaz olmuştum. Önce kaldıramıyor sonra da kalkıp gidiyordum. Belki de hakikaten böylesi de güzel diye düşünmeye başlamıştım. Bir gece bir barda bir kadınla tanıştım. O kadar sarhoştum ki, ismini bile bilmediğim bu kadınla ne ara konuyu bağlamıştık onu bile hatırlamıyordum. O gece o kadar içkili olmama rağmen ikinci bir kadınla sevişmeyi başarmıştım. İçi içine sığmayan bi çocuk kadar mutluydum.  Yıllar sonra ilk defa böylesi de güzel diil. Harbiden her şey çok güzeldi. ‘’Daha adını bile bilmiyorum,’’ dedim. ‘’ESRA,’’ dedi. O an her şeyin farkına vardım. İsmi Esra olduğu için sevişebilmiştim onunla. Resmen bi nebi bi esrakeş olmuştum. O geceden sonra iki kere daha buluştuk. İkinci buluşmamızda her şey harika olsa da üçüncü sevişmemizde olsun böylesi de güzele bağlamıştık yine olayı. Dördüncü kereyi denemeden uzaklaştım bu ilişkiden de. Ama bir gerçeği anlamıştım. O da yalnızca ismi Esra olan kadınlarla sevişebileceğim gerçeği. Ortamlara, gece alemlerine, Eş dost yemeklerine gider olmuştum. Bana asılsalar bile umursamıyordum hiç bir kadını. Yeter ki ismi ESRA olmasın. İsmi Esra olan her kadına yanlıyordum. Benimle sevişmeye ikna edebildiğim bütün Esra’larla güzel, çirkin, genç, yaşlı demeden yatmaya başladım. Ne yazık ki, her üçüncü defasında aynı final aynı sonuçla sonuçlanıyordu. Her ilk iki sevişmede Esra’lardan tam not alsam da, hiç bir Esra’yla üçüncü sevişmede ön sevişmeden öteye gidemiyordum. Anlayacağın üçüncü buluşmamızda yine olsun böylesi de güzele bağlıyorduk mevzuuyu. İşte gerçek bu ESRA. Dördüncü kere sevişebildiğim tek Esra sensin. Sanki sen istersen beşinci, altıncı veya bininci kereler de sevişebilecekmiş gibi hissediyorum Esra. Bininci kereler de sevişebilecekmiş gibi hissediyorum. ESRA boynuma sarıldı. ‘’En güzeli de böylesi olur,’’ dedi. ‘’Daha tam adını bile bilmiyorum,’’ dedim. Başını bana doğru çevirdi, yüzüme baktı ve gülümseyerek. ‘’ESRA’’dedi. ‘’ESRA RLIGÖZLER……..Dııııııııııııııııııııt…….

oncesonra

No Comments Yet.

Leave a Comment