KÜLOT

Bir bayan arkadaşım… Pardon bayan deyince kızıyorlar. Bir kadın arkadaşım… hatta biraz da toplu ve iri bir kadın arkadaşım. Geçmiş zaman evinde ağır bir tadilat yaptırıyor kendisi. Kimsesi de yok el mecbur bir iş, güç çıktığı zaman mecbur evden çıkmak zorunda kalıyor. Ustalara da güvenmiş evde onları yalnız bırakıyor. Yine bir gün bu zorunlu terkedişlerinden birini tamamlamış evine dönüyor. Kapıyı açıp içeri girince bir de ne görsün, ustası, kalfası, çırağı salonun ortasında toplanmış, kadının dolabından çıkarttıkları külotlarını kokluyorlar. Tabi devamı tam bir rezalet. Kadın ortalığı yıkıyor. Babalar bin bir özür evden bir daha gelmemek üzere kaçıyor. Ulan Allah’ın malları kokliycaz hesabı bütün külotları ortaya niye saçıyorsunuz. Kadın zaten izbandut gibi alın efendi gibi gardıroptan gözünüze kestirdiğiniz şöyle güzel bir tanesini, hepiniz bir ucundan tutup hep beraber doya doya koklayın. O DİİL DE: Ya arkadaş hiç anlam veremediğim bir şeydir bu kadın külotu koklamak. Bu konu üzerine bir takım fanteziler ve hikayeler dinledim ama yine de bu kadın külotu koklamak bana çok saçma bir fetişizm gibi gelmiştir. Ulan hadi kadının külotunu koklayacaksın, dolaptan aşırdın külotu kokladın. Ne kokuyor? Deterjanın parfüm kokusu. Sana ne faydası var. HİÇ. Eee, napıcan çaktırmadan kirli çamaşırların arasından bir külot koklasan. Pöff, o hiç olmaz. Eee bu durumda samimiyetin el veriyorsa rica edeceksin kadından temiz külotu bir yarım saat, kırk dakka kıçına giyecek sonra kokla koklayabildiğin kadar. Samimiyet meselesi sonuçta.kulot

 

No Comments Yet.

Leave a Comment