SPARTACUS

Spartacus büyük bir savaşın sonrasında kapkaranlık bir gecede bir selvi ağacının altına oturmuştu. Yorgundu, yaralıydı, öfkeliydi. Ama her şeyden önce yorgundu. Çok yorgundu. O kadar yorgundu ki, az sonra başı yavaşça göğsüne doğru düştü. Spartacus sıkıntılı bir uykuya daldı. Rüyasında kapkara bir gecenin içinden kapkara bir adam Spartacus’a doğru yürüyordu. Adam ona yaklaşınca Spartacus onun kim olduğunu fark etti. Hocası, dostu, kader arkadaşı Onemaus’tu gelen. Doctore diye fısıldadı Spartacus. Aslında Doctore bundan çok kısa bir zaman önce toprağın altındaki yerini almıştı. Spartacus ayağa kalkmak isterken Onemaus elini Spartaacus’un omzuna bastırdı. ‘’Otur’’ dedi. İtiraz etmeden oturdu Spartacus. ‘’Ben artık Doctore değilim. Hatta artıkın Onemaus bile değilim. Ak Sakalsız bir Dede’yim ben. Sana son sözlerim şudur Spartacus. Unutma… Kadınlar kendilerine güvenen erkeklerin hiç aklına, hayaline gelmeyen arzularla yaşarlar. Ve şimdi hemen kalk bir İddaa bayiine git ve Spartak Moskova – Roma maçında, Roma’ya üst oyna. Onemaus arkasını dönüp karanlıkta kaybolurken onun kaybolduğu yerden İbrahim Erkal çıktı. Spartacus onu pek umursamamış olmalı ki, yerinden kıpırdamadı. İbrahim Erkal Spartacus’a yaklaştı. ‘’Unutma’’ dedi. Unutulanlar unutanları asla unnnttt… Şiddetli bir gök gürültüsü Spartacu’u uykusundan uyandırdı. Yağmur başlamıştı.  Yerinden kalktı. Hala çok yorgundu. Kasları ağrıyor, kemikleri sızlıyordu.  Güçsüz, yavaş adımlarla iddaa bayiine doğru yürüdü. Üzgündü. Dokunsalar ağlayacaktı ama o kadar yalnızdı ki, dokunacak hiç kimsesi yoktu İddaa bayiinden içeri girdi. Bir kupon aldı, doldurdu. Yatırmak için kasaya yaklaşıp, elini cebine attı. Cebi yoktu. İddaa bayiinden çıktı. Yandaki tekel bayiine girdi. Borca yazdırıp bir büyük rakıyı tekeline aldı. O günden sonra Spartacus’u bir daha gören olmadı.

nuribilgeceylan kopya

NURİ (BİLGE CEYLAN)

 

Özgürlük uzun bir ip gibidir. Bazen boynuna dolanır.

 

No Comments Yet.

Leave a Comment