SUSAN SARANDON

Sittin yılında Wisconsin  Appleton’da  Üç adam bir bankayı soyduktan sonra arabalarına atlayarak oradan hızla kaçtılar. Çırılçıplak kalan Banka o kadar utanmıştı ki, onu o anda kırmızıya boyamak zorunda kaldılar. Ne tesadüftür ki, o sırada Banka’da kredi kartı ekistirelerini ve faturalarını yatırmakta olan bir film yönetmeni Banka’nın çıplak güzelliğini görünce ona hayran kaldı. Yıllardır kariyerinde hiçbir kıpırdama olmayan Banka’ya o gün Allah yürü ya kulum demişti. Akabinde oyunculuk ve dans dersleri aldı ve kısa bir süre sonra erotik komedilerin aranan yıldızı oldu. Yönetmen ona yeni bir isim buldu. Susan Sarandon. İronik bir yanı da vardı bu adın.Yönetmen bu adı ona hiç konuşmadığı için vermişti. Ayrıca en büyük özelliği filmlerinde vucudunu saran donlar giymesiydi. Sonraki birkaç yıl Susan Sarandon için oldukça güzel geçmişti. Ünlüydü. Artık herkesçe tanınıyor, seviliyor ve para kazanıyordu. Ne yazık ki, bir zaman sonra sessiz sinema dönemi kapanmaya, sesli filmler çekilmeye başlamıştı. İşte Susan için handikap şimdi başlıyordu. Dilsiz Kızı Dilliyorlar adlı grup metraj filmden sonra bir daha rol alamadı sinemada Susan. O da sinemayla yollarını ayırdıktan sonra Massachusetts Boston’da bir Kavuk çiftliği açtı. Yaklaşık on yıl kadar bu işten de güzel para kaldırdı. Ne yazık ki, o yıl (hankı) Amarika’da şapka devrimi gerçekleştirildi ve Susan Sarandon’da  kavuk çiftliğinin kapısına kilidi vurmak zorunda kaldı. Artık orta yaşı geçmek üzereydi ve dünyevi işlerden bıkmıştı. Kendini aşka adadı ve o günden sonra aşkı nerde görse peşinden koştu. Taa ki sikten kesilene dek.

No Comments Yet.

Leave a Comment